İklim değişikliği, su kaynakları üzerindeki baskılar ve tedarik zincirlerindeki belirsizlikler, gıda sektöründe üretimin sürekliliği ile kaynakların etkin kullanımı konularını giderek daha kritik hale getiriyor. TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) ve Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından bu yıl 12’ncisi gerçekleştirilecek olan Sürdürülebilir Gıda Zirvesi, bu sorunlara dair çözüm önerilerini sektördeki ortak gündeme taşıyacak.
Zirve; iklim, su ve doğanın korunmasından rejeneratif tarıma, dayanıklı tedarik zincirlerinden döngüsel üretime, sağlıklı ve erişilebilir beslenmeden inovasyon ve teknolojiye kadar geniş bir yelpazede sektörel dönüşüme odaklanacak. İş dünyası liderleri, akademisyenler ve uzmanların katkılarıyla küresel gelişmeleri Türkiye gıda sektörünün ihtiyaçlarıyla buluşturmaya yönelik hedefleyen Sürdürülebilir Gıda Zirvesi; uygulanabilir çözümlerin paylaşılmasına, yeni iş birliklerinin geliştirilmesine ve daha dayanıklı, adil ve sürdürülebilir bir gıda sistemi için ortak adımların güçlendirilmesine zemin hazırlayacak.
“Bugünün kararları gelecekteki nesillerin beslenme koşullarını şekillendiriyor”
Zirveyle ilgili değerlendirmelerde bulunanTÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda sektörünün geleceğini güvence altına almak amacıyla üretim, teknoloji ve kamu politikaları arasında sağlam bir bağ kurulması gerektiğini ifade etti. Sidar, “Gıdada sürdürülebilirliği tartışırken üretimin hangi şartlarda devam edeceğini, suyumuzu ve toprağımızı nasıl koruyacağımızı, toplumun güvenilir gıdaya erişimini nasıl sağlayacağımızı birlikte ele almamız gerekiyor. Bugün aldığımız kararlar gelecek kuşakların üretim imkanlarını ve beslenme koşullarını da belirliyor. Üzerimizdeki bu sorumluluk, kısa vadeli ihtiyaçlarla uzun vadeli hedefler arasında tutarlı bir ilişki kurmayı gerektiriyor. Bir üreticinin karşılaştığı zorluklar sanayinin ya da tüketicinin gündeminden ayrı düşünülemez. Bu nedenle sektörün her halkasının birbirini dinlemesine, anlamasına ve iş birliği yapmasına ihtiyaç var. Bilimsel bilginin üretimde karşılık bulması, teknolojinin yaygınlaşması ve kamu politikalarının bu dönüşümü desteklemesi aramızdaki iş birliğinin kalitesine bağlı” dedi.
“COP31’in sonuçlarını gıda sektörü açısından değerlendireceğiz”
12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nin ülkemizin ev sahipliği yapacağı COP31’in sonuçlarını gıda sektörü açısından incelemek için önemli bir fırsat sunacağını belirten Sidar, “Küresel iklim gündeminde alınan kararların tarım ve gıda üretimine nasıl yansıyacağını, sektörümüzün bu süreçte atması gereken adımları ve önündeki fırsatları birlikte değerlendireceğiz. Gıdanın geleceği için sorumluluk üstlenen tüm paydaşlarımızı 24 Aralık’ta Swissôtel The Bosphorus İstanbul’daki bu buluşmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Kalıcı dönüşüm için tüm paydaşlar birlikte hareket etmeli”
Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilir Gıda Platformu Başkanı Semra Sevinç ise zirve hakkında şunları dile getirdi:
“Gıdanın geleceğini güvence altına almak, bu alanda nasıl değer yarattığımızı yeniden gözden geçirmeyi gerektiriyor. Sürdürülebilirlik; tarımsal üretimin devamlılığından gıda sanayisinin rekabet gücüne kadar sektörün geleceğini belirleyen stratejik bir konu haline geliyor. Bu dönüşümün kalıcı olması için üreticiden sanayiciye, perakendeden ev dışı tüketime kadar tüm paydaşların birlikte hareket etmesi elzemdir. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde tarımdan sanayiye kadar tüm paydaşları bir araya getirerek dönüşümü hızlandıracak çözümleri ve somut adımları gündeme taşıyacağız.”
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı